‘’Ölmeyi Emrediyorum’’ | Şehrin Nabzı Haber
  • 16 Haziran 2021

‘’Ölmeyi Emrediyorum’’

İçinde bulunduğumuz gün,  birçok milletin tarih hafızasına ve tarih kitaplarına işlenmiş nadide günlerden biri. Çanakkale Zaferinin yıl dönümü. Her ne kadar tarihimizle övünen ve geçmişimizi bilmenin gerekliliğine inanan bir toplum olsak da gördüğüm kadarı ile tarih bilgimiz sosyal medyada bir iki hazır post okumaktan öteye gitmiyor.  Kaçınız sosyal medyada kuru ekmek ve hoşaf görüntüsü paylaşmak ya da hatıra Çanakkale künyesi paylaşmaktan öteye gittiniz bu zafer yıl dönümünde?

Kaçınız Seyit Onbaşı adı ile bildiğiniz Seyit Ali’nin kimi kaynaklara göre 215, kimi kaynaklara göre 256, kimi kaynaklara göre de 276 kiloluk top mermilerini tek başına altı basamak merdiveni çıkararak topun ağzına sürmesinin efsaneleşen kahramanlık mücadelesi sırasında değil de, köyünde meslek haline getirdiği kömür işi nedeniyle akciğerlerinde oluşan hasardan dolayı vefat ettiğini biliyor!

Kaçınız kahraman  askerlerimize verilen ‘’Mehmetçik ‘’ isminin 16 yıl boyunca askerlik yapmış Mehmet Çavuş’un adından geldiğini biliyor’

Kaçınız Nezahat Onbaşı ismini duydu? Kaçınız Nezahat onbaşının 70. Alay komutanı Hafız Beyin bakacak kimsesi olmadığından 8yaşında cepheyle tanışıp, 12 yaşında onbaşı ünvanı alan kızı olduğundan haberdar!

Peki, kaçınız dünyada genlere kazınan Türk düşmanlığının 1. Dünya Savaşından, Çanakkale cephesinde verilen insanüstü mücadeleden kaynaklı olduğunu biliyor!

Kaçınız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cephede savaşmaya giden askerine “Size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!”  diyerek, aslında yerlerine gelecek yeni komutanlar ve askerler gelene kadar ölmeden savaşmalarını emrettiğini biliyor!,

Farz edeyim bunların hepsini hepiniz biliyorsunuz. ..

Peki, kaçınız Çanakkale Zaferinin yıl dönümünün, askerin zaferi kazanması için beyin vazifesi görmüş ve dünyanın birçok ülkesinde halen büyük saygı ve hayretle adından söz ettiren Mustafa Kemal Atatürk ismi yok sayılarak kutlanmaya çalışıldığını biliyor!

Kaçınız her sabah okul bahçesinde hep bir ağızdan edilen andın, çocuklarımızın kalbinde ve beyninde ne kadar yüce bir geçmişimiz olduğu düşüncesini oluşturarak vatanına, milletine, geçmişine bağlı bir nesil oluşmasında büyük etkisi olduğunu, her ‘’ Türküm’’ kelimesinin Türk korkusu yaşayan ülkelerin ciğerinin sökülmesine ve tüm dünyaya korku salınmasına neden olduğunu biliyor, ‘’Doğruyum’’ sözünün doğru bir nesil yetişmesinde çocuklara, gençlere vicdani sorumluluk yükleyerek, kendilerini doğru insan olmak zorunda hissetmelerine neden olduğunu biliyor! Kaçınız kelimelerin gücünü, tekrar tekrar bir şeyin söylenmesiyle insanda inanca ve yönlendirmeye neden olduğunu biliyor!

Muhtemelen hepimiz/hepiniz her şeyi biliyor! İşte bu yüzden Türküm demenin aslında kafatasçılık olmadığını, bizlere bahşedilmiş bir şeref olduğunu da bilerek gelin bu zafer yıldönümünde hep bir ağızdan Türküm diyelim, evet TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM, evet birçok ilkem ve ülküm var, lakin başka Ülkem yok!

Bu Ülke topraklarını bizlere kazandıran, özgürlük içerisinde yaşama hakkını bize veren, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını, bu vatan toprağında zerre kanı bulunan tüm insanlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, hepinize geçmişinizi unutmadığınız, geçmişinizden utanmadığınız güzel günler diliyorum!

Derya ÖZABA

Komşu Köyün Delisi

Öncekini Oku

18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ VE ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN 106. YIL DÖNÜMÜ

Sonrakini Oku

Merkez Bankası Başkanı Görevden Alındı!